arşiv

‘Ney’ kategorisi için arşiv

Mevlana’nın Çocuk Sevgisi

Çarşamba, 26 Ara 2012 yorum yok

Mevlana, çocukları da çok severdi. Bu sevgiyi Konya’nın çocukları iyi bilirdi. Bir gün Mevlana bir mahalleden geçiyordu. Sokak arasında kaydırak oynayan çocuklar onu görünce hemen koşup etrafını aldılar, elini öptüler, duasını aldılar. Mevlana onlarla tek tek ilgilendi, iltifat etti.

Bu sırada çocuklardan biri, ne yarım kalmışoyunundan vazgeçebiliyor, ne de Mevlana’nın muhabbetinden mahrum kalmak istiyordu.

Oyununu sürdürürken seslendi:

“Mevlana, azıcık bekle de ben de elini öpeyim!”

Mevlana bekledi. Çocuk oyununu bitirip gelinceye kadar orada durdu. O çocuğu da selamladı, başını okşadı, gönlünü hoş etti.

Böylesine engin ve zengin gönüllü idi. Büyük küçük demeden herkese açılmış bir gönülden ibaretti. Çünkü o, “Çocuklarınızla çocuklaşın.” Diyen bir Güzeller Güzelinin sevdalısıydı. Ve onun gibi, kollarını geniş açmış, bütün çocukları çocuk bilmişti.

Mevlana’nın İnsan Sevgisi

Salı, 11 Ara 2012 yorum yok

Mevlana’nın insan sevgisi tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Aynı zamanda Mevlana’nın insanlara duyduğu saygı da tarif edilemeyecek kadar derindi: Ayırmadan herkese saygı ve sevgi… Başkaları da bu nezakete karşılık verirler, ona saygı göstermeye uğraşırlardı. Mesela bir topluluğa girdiği zaman kendisine saygı duyarak ayağa kalkarlardı. Mevlana bunu istemezdi. Hele de kendisi için birini oturduğu yerden kaldırdıkları zaman bu hale çok üzülürdü.

Mevlana’nın insan sevgisi ne güzel bir örnek:

Mevlana bir gün hamama gitmişti. Soyunup hazırlandı, yıkanma yerine girdi. Girdi, ama girmesiyle çıkması da bir oldu. Tekrar giyindi ve gitmeye hazırlandı.

Sebebini sordular.

Dedi ki:

“Soyunup hamama girmiştim. Tellak beni görünce, bana yer açmak için bir şahsı havuzun başından uzaklaştırdı. Benim yüzümden rahatsız edilen o kişiye karşı utancımdan o kadar terledim ki dayanamayıp dışarı çıktım!”

Başparenin Özellikleri

Perşembe, 16 Ağu 2012 yorum yok

Neylerin üflenen kısmında bulunan bir parçadır. Neyden çıkacak sesin daha kuvvetli, net ve parlak olarak çıkmasını sağlar. Genellikle manda boynuzundan yapılır. Günümüzde başpare yapımına elverişli manda boynuzlarının bulunması zor olduğundan, bir çeşit sert plastik de (delrine) başpare yapımında kullanılmaktadır. Ayrıca fildişi ve sert bir ağaç olan abanoz gibi malzemeler de başpare yapımında kullanılmaktadır. Fildişi estetik değeri yüksek bir malzemedir. Ancak pahalı olması sebebiyle çok fazla tercih edilmemektedir.

Başparelerin dış çapları 35 ila 50 mm arasında değişmektedir. Üflenen kısımda yer alan ve dudağın temas ettiği ağız çapı ise 16 ila 17 mm arasında, icracının isteğine göre değişebilir. Ney icracılarının istek ve alışkanlıklarına göre farklı formlarda başpareler yapılabilmektedir.

Bazı başpare çeşitleri:

Ney Nasıl Yapılır ?

Salı, 11 Eki 2011 yorum yok

Ney, adına kamış yada kargı denilen bir malzemeden yapılmaktadır. Kamış, ülkemizde sıcak iklim bölgelerinde yetişen ve bir yılda yeterli olgunluğa ulaşabilen bitki türüdür. Ancak neylik bir kamış, yapısı ve konumu itibariyle özel bir kamıştır. İdeal ney ölçüsü içerisinde sistematik olarak dokuz boğum olması gerekmektedir. Bu özelliğe uyan ve yeterli kalınlığa ulaşmış olan kamışı temin ettikten sonra itina ile yaprakları ve budakları temizlenir daha sonra uygun bir ortamda kurutulması sağlanır. Kurutma işlemi doğal olmalıdır. Kurumuş olan kamışın neylik bölgesi tespit edildikten sonra alt ve üst boğumlardan birer fazla boğum kalacak şekilde fazlalıklar kesilip atılır. Kalan kısım ney yapımcısının meziyetine ve tecrübesine göre ve kendine özel yöntemle ısıtarak eğri olan bölgeleri doğrultulur.
Bu itibarla, kullanacağımız bir neyde dikkat edilmesi gereken temel hususları şöyle sıralayabiliriz.

1. Ney dokuz boğum olmalıdır.
2. Aşiran perdesi (arka perde), ney uzunluğunun tam orta noktası olmalıdır.
3. Birinci boğum uzunluğu ikinci boğum uzunluğunun yarısı kadar uzunlukta olmalıdır.
4. Parazvaneleri oksitlenmeyen metal levhalardan yapılmalı kullanılan metalin kalınlığı en az 0.30 veya en fazla 0.50 mm. kalınlığında olmalıdır.
5. Başpare, boynuz yada boynuza yakın malzemeden yapılmalı (delrin, fiber, ağaç gibi). iç haznesi
ağız çapından daha geniş olmalıdır.
6. Ney kamışının kuru ve parlak yüzeyli olmasına, budak yerlerinden hava almamasına dikkat etmeliyiz.
7. Ney yapımcısının neyi, en az akort kontrolü yapabilecek kadar çalması gerekmektedir.
8. Neyimizi üflemesini bilen bir kimsenin nezaretinde almalıyız.
9. Arka perdesini (aşiran perdesi) tutuşumuza göre sağ veya solak olma durumuna göre açtırmalıyız.
10. Bu ölçülerde bir ney edindikten sonra bir eğitimci nezaretinde usta çırak usulü tavırlı bir ağızdan ders almalıyız

Kaynak: NeyKonya

Mevlana Mesnevi’nin İlk 18 Beyti

Pazar, 18 Eyl 2011 yorum yok

1. Bişnev in ney çün hikâyet mîküned
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned

Dinle, bu ney neler hikâyet eder,
ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.

2. Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend
Ez nefîrem merd ü zen nâlîdeend

Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan
erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir.

3. Sîne hâhem şerha şerha ez firâk
Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk

İştiyâk derdini şerhedebilmem için, ayrılık acılarıyle
şerha şerhâ olmuş bir kalb isterim.

4. Herkesî kû dûr mand ez asl-ı hiş
Bâz cûyed rûzgâr-ı vasl-ı hîş

Aslından vatanından uzaklaşmış olan kimse, orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar.

5. Men beher cem’iyyetî nâlân şüdem
Cüft-i bedhâlân ü hoşhâlân şüdem

Ben her cemiyette, her mecliste inledim durdum. Bedhâl (kötü huylu) olanlarla da, hoşhâl (iyi huylu) olanlarla da düşüp kalktım.

6. Herkesî ez zann-i hod şüd yâr-i men
Vez derûn-i men necüst esrâr-i men

Herkes kendi anlayışına göre benim yârim oldu. İçimdeki
esrârı araştırmadı.

7. Sırr-ı men ez nâle-i men dûr nist
Lîk çeşm-i gûşrâ an nûr nîst

Benim sırrım feryâdımdan uzak değildir. Lâkin her gözde onu görecek nûr, her kulakda onu işitecek kudret yoktur.

8. Ten zi cân ü cân zi ten mestûr nîst
Lîk kes râ dîd-i cân destûr nîst

Beden ruhdan, ruh bedenden gizli değildir. Lâkin herkesin rûhu
görmesine ruhsat yoktur.

9. Âteşest în bang-i nây ü nîst bâd
Her ki în âteş nedâred nîst bâd

Şu neyin sesi âteşdir; havâ değildir. Her kimde bu âteş yoksa, o kimse yok olsun.

10. Âteş-i ıskest ke’nder ney fütâd
Cûşiş-i ışkest ke’nder mey fütâd

Neydeki âteş ile meydeki kabarış, hep aşk eseridir.

11. Ney harîf-i herki ez yârî bürîd
Perdehâyeş perdehây-i mâ dirîd

Ney, yârinden ayrılmış olanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri,
bizim nûrânî ve zulmânî perdelerimizi -yânî, vuslata mânî olan perdelerimizi- yırtmıştır.

12. Hem çü ney zehrî vü tiryâkî ki dîd
Hem çü ney dem sâz ü müştâkî ki dîd

Ney gibi hem zehir, hem panzehir; hem demsâz, hem müştâk bir
şeyi kim görmüştür

13. Ney hadîs-i râh-i pür mîküned
Kıssahây-i ışk-ı mecnûn mîküned

Ney, kanlı bir yoldan bahseder, Mecnûnâne aşkları hikâye eder.

14. Mahrem-î în hûş cüz bîhûş nist
Mer zebânrâ müşterî cüz gûş nîst

Dile kulakdan başka müşteri olmadığı gibi, mâneviyâtı idrâk
etmeye de bîhûş olandan başka mahrem yoktur

15. Der gam-î mâ rûzhâ bîgâh şüd
Rûzhâ bâ sûzhâ hemrâh şüd

Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti. O günler, mahrûmiyyetten ve ayrılıktan hâssıl olan ateşlerle arkadaş oldu –yânî, ateşlerle,
yanmalarla geçti.

16. Rûzhâ ger reft gû rev bâk nîst
Tû bimân ey ânki çün tû pâk nist

Günler geçip gittiyse varsın geçsin. Ey pâk ve mübârek olan
insân-ı kâmil; hemen sen vâr ol!..

17. Herki cüz mâhî zi âbeş sîr şüd
Herki bîrûzîst rûzeş dîr şüd

Balıktan başkası onun suyuna kandı. Nasibsiz olanın da
rızkı gecikti.

18. Der neyâbed hâl-i puhte hîç hâm
Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm

Ham ervâh olanlar, pişkin ve yetişkin zevâtın hâlinden anlamazlar.
O halde sözü kısa kesmek gerektir vesselâm.

Tasavvuf Müziği

Pazar, 03 Nis 2011 yorum yok

Tasavvuf Müziği; eğlendirmek ya da eğlenmek için değil, İslamdaki Tasavvuf felsefesine uygun olarak, insanların Allah’a olan kulluğunun farkına varmasını sağlamak için yapılan bir müzik türüdür. Bir nevi dini duyguların seslendirilmesidir diyebiliriz.

Tasavvuf musikisi nefes ile dokunuş ile ritim ile icra edilir, sonu olmayan sürekli bir kurgu içerisinde örülür. En temel enstrümanı Ney‘dir. Bunun dışında bendirde sayılabilir. Ayrıca Mevlevi müziği tasavvuf müziğinin temelidir.

Ney Yapımı

Cuma, 11 Mar 2011 yorum yok

Aşağıdaki videoda ney yapımı ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Ancak burda anlatılanlar sadece bilgi vermek amaçlıdır. Çok detaylı anlatılmamıştır. Zaten sizlerde takdir edersiniz ki, ney yapımı bu kadar basit değildir.

http://www.dailymotion.com/video/xhj8wt_ney-yapymy_music

Ney Fiyatları

Cuma, 11 Mar 2011 yorum yok

Herkesin, daha doğrusu bu yazıyı okuyan herkesin, sahip olmak istediği şeylerden biridir Ney… Piyasayı araştırdığımızda ney fiyatlarıyla ilgili çok farklı miktarlar geçmektedir. Çevrenizde ney yapıp satanlardan almak sanırım biraz daha iyi olacaktır. Hem fiyat pazarlığı yaparsınız hem de kimden aldığınız belli olur. Ama netten almak isterseniz de GittiGidiyor ve Sahibinden gibi siteleri tavsiye ederim. Zaman zaman buralarda uygun fiyatlı ney satışları oluyor. İlanların belirli bir süreleri olduğu için direk olarak ilan linki veremiyorum. Sayfa görüntüsü de eklemiyorum. Çünkü fiyatlar çok değişken oluyor.

Güncel fiyatları öğrenmek için dediğim yerlere göz atmanızda fayda var.

Ney Bakımı ve Korunması

Perşembe, 10 Mar 2011 yorum yok

Ney, doğal ve hassas bir malzeme olan kamıştan yapıldığı için bakımı ve korunması uzun ömürlülüğü ve verimliliği açısından çok önemlidir. Çalgı darbelerden, ani sıcaklık değişimlerinden, çok soğuk ve çok sıcak ortamlardan korunmalıdır. Ney üflenmeden önce ağız temizliğine dikkat edilmeli ve ağız içinde yemek artığı olmamalıdır. Neyin bir diğer düşmanı ise nemdir. Çok nemli ortamlardan korunması yanında ney üflendikten sonra mutlaka oda sıcaklığında açık ortamda bir süre tutulmalı ve nefesin kamış içinde yoğunlaşmasından ortaya çıkan suyu atması sağlanmalıdır. Buna dikkat edilmediğinde ve yemek yedikten hemen sonra üflendiğinde neyin içinde ortaya çıkan küf ve bakteri plağı gibi oluşumlar neyin sesinin kapanmasına yol açabilir. Ses kutusu içinde oluşan bu katmanlar pamuklu bir kulak temizleme çubuğuyla nazikçe temizlenebilir. Ancak bu yapılırken ses kutusunun hemen dibindeki deliğe müdahale edilmemelidir. Bu delik etrafında oluşan katmanların üfleme yoluyla kendiliğinden ortadan kalkması beklenmelidir.

Neyin bakımında önemli bir başka nokta da neyin yağlanmasıdır. Bu işlem için kullanılabilecek en iyi yağ çok ince ve tortu bırakmayan bir yağ olan susam yağıdır. Ancak çok pahalı bir yağ olması nedeniyle susam yağı temin edilemediğinde katkısız yemeklik fındık yağı veya tatlı badem yağı kullanılabilir. Yağlama işleminden önce neyin iç kısmında hiç nem olmamalıdır. Bu sebeple yağlanacağı gün neyin üflenmesi tavsiye edilmez. Yağlama metodu olarak en sık kullanılan yöntem neyin boyundan daha uzun ve çapından daha geniş ve alt kısmı kör tapayla kapatılarak yalıtılmış bir PVC borunun içine yağ konularak neyin başparesi çıkarılmış halde bu tankın içine ses kutusu alta gelecek şekilde batırılması yöntemidir. Burada yaklaşık 10 dakika tutulan ney, çıkartılarak fazla yağın bir süre akması beklenmeli, daha sonra gazete kağıdı gibi bir örtünün üstüne yatırılarak dış kısmındaki fazla yağ silinmelidir. En son olarak ney en alt kısmından başaşağı duracak şekilde bir sicim yardımıyla sabit bir noktaya asılmalı ve altına süzülen yağı toplayacak bir kap konulmalıdır. Bu şekilde yaklaşık 7-8 saat tutulan neyin iç kısmındaki yağın emebileceği kadar kısmını emmesi ve kalan tüm fazla yağı atması sağlanır.

Yağlama periyodları yeni bir neyde ilk 3 ay için haftada bir, ikinci üç ay için 15 günde bir, sonrası içinse ayda bir uygulanmalıdır. Yaşı bir yılı aşan neylerde genellikle 3 ayda bir yağlama yeterli olmaktadır. Çünkü bir yıldan sonra neyin iç kısmı büyük ölçüde kararmış olacak ve bu yanık tabaka aynı zamanda koruyucu bir katman oluşturacaktır ve iç kısmı kaplayan zar ortadan kalkacağı için ney yağı daha fazla oranda emebilecektir.

Ney Sözcüğünün Anlamı

Perşembe, 10 Mar 2011 yorum yok

“Ney”, yakın zamanlarda Farsça’ya geçmiş olup nâ veya nay (kamış) adını almıştır. Arap toplumunda da üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan mizmâr sözcüğü ise, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe’de ise hemen her zaman ney olarak anılmıştır. Kavimler Göçünden çok eski zamanlardan kalan, Runik Harfler’in aslının henüz anlaşıldığı; Proto Türk Yazıtları zamanından kaldığı düşünülen kültür’izleri gibi miras kalmış olan, çok az kültürel öğelerin devamı olarak ise, bugünkü Romanya’da nayu olarak adlandırılır.